2 Eylül 2010 Perşembe
NEYE EVET NEYE HAYIR!
İnsanlar kaplara bölünerek giderek düşmanlaştırılıyor.
Bir haftaya yakın süredir SES sendikamızın da içinde bulunduğu “12 Eylül Anayasasına’ da AKP Anayasasına da HAYIR ”Platformunda Manolya meydanındaydık.
Gözlemim odur ki insanlarımız ortak ürettiğini, hayatı çekiç ve örs ritmiyle yoğurup yarattığını, emekçi olduğu unutmuş.
Başkalarının çıkarını kendi çıkarı bellemekte…
Kimi çıkacak yasaların daha “ileri” olduğunu düşünüyor, kimi bu ülkenin asıl sahibi edasıyla başka bir fikre tahammül edemeyip daha fazla demokrasi için diyor.
Kime göre “ileri” kime göre “geri” diye düşünüyorum.
Dünya her geçen gün yeniden biçimlendirilmeyi bekleyen küçük çocuğun hamuru gibi yeniden yoğruluyor, kâğıtlar yeniden karılıyor.
Meseleyi toplumların sınıfları ve katmanları açısından baktığımızda bu paketin kimi maddelerinin biz emekçiler çıkarına olmadığı, hatta daha geri özellikler taşıdığını söyleyebiliriz.
Ama patronların çıkarları açısından bakıldığında durum tam tersidir.
Üzerinde durulması gereken önemli maddelerden biride, biz kamu emekçilerinin toplu görüşme hakkını toplu sözleşmeye çeviren 53. Madde.
Sıkça söylendiği gibi grev hakkı olmadıkça bu madde anlamsız, ileri olarak değerlendirilemez. Değiştirilmek istenen maddeye göre toplu sözleşme sonunda anlaşmazlık olursa tarafların Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulması zorunlu. Bu kurulun kimlerden oluşacağı yine hükümete bırakılıyor.
Daha da önemlisi bu kurulun aldığı kararın kesin ve toplu sözleşme hükmünde olması, yani bu kararlara karşılık yargıya başvurmanın tamamen olanaksızlaştırılmasıdır. Kaldı ki bu grev yasağının da mutlaklaştırılmasıdır.
Kamu emekçileri açısından ne ileri bir değişiklik!
Demokratik olmayan otoriter zihniyet bu değişiklikle devam ediyor, hatta yeniden üretiliyor. Bunlara ileri demek emekçilerle alay etmektir. Bizim açımızdan ileri (!) denilen önemli bir değişiklikle 51. Maddede yapılıyor. Bu değişiklikle “aynı zamanda ve aynı iş kolunda biden fazla sendikaya üye olunamaz” hükmü çıkarılıyor.
Biz emekçilerin birden fazla sendikaya üye olabilmesini kabul etmek; iş yerinde emekçileri bölmek, duyarsızlaştırmak ve tepkisizleştirmekten başka bir işe yaramaz.
Bu, hükümetin güdümünde olan sendikaların daha da güçlenmesi anlamına gelecek, aynı iş yerinde örgütlenen sendikaların işverenle değil birbirleriyle mücadele etmesini sonucunu doğuracaktır.
Bu da emeğiyle geçinenlerin haklarına hiçbir şey katmayacağı gibi tam tersi geriletecektir.
Ciddi hiçbir sorunu çözemeyen, hatta yeni sorunları ekleyen, emekten ve emekçiden yana tek adım atmayan bu anayasa paketi ülkemizin üzerine geçirilen bir deli gömleği gibi adeta.
Başbakanın deyimiyle bu anayasa referandumundaki değişikliklerin “hap” yapılarak halka yutturulması düşünülmektedir. Bana göre bu paket darbe karşıtı söylemi ile süslenmiş elma şekeri gibidir.
“Hayır”lı günler…
Serpil DENİZ
SES Manisa Şube Örgütlenme Sekreteri
NEYE EVET NEYE HAYIR!
İnsanlar kaplara bölünerek giderek düşmanlaştırılıyor.
Bir haftaya yakın süredir SES sendikamızın da içinde bulunduğu “12 Eylül Anayasasına’ da AKP Anayasasına da HAYIR ”Platformunda Manolya meydanındaydık.
Gözlemim odur ki insanlarımız ortak ürettiğini, hayatı çekiç ve örs ritmiyle yoğurup yarattığını, emekçi olduğu unutmuş.
Başkalarının çıkarını kendi çıkarı bellemekte…
Kimi çıkacak yasaların daha “ileri” olduğunu düşünüyor, kimi bu ülkenin asıl sahibi edasıyla başka bir fikre tahammül edemeyip daha fazla demokrasi için diyor.
Kime göre “ileri” kime göre “geri” diye düşünüyorum.
Dünya her geçen gün yeniden biçimlendirilmeyi bekleyen küçük çocuğun hamuru gibi yeniden yoğruluyor, kâğıtlar yeniden karılıyor.
Meseleyi toplumların sınıfları ve katmanları açısından baktığımızda bu paketin kimi maddelerinin biz emekçiler çıkarına olmadığı, hatta daha geri özellikler taşıdığını söyleyebiliriz.
Ama patronların çıkarları açısından bakıldığında durum tam tersidir.
Üzerinde durulması gereken önemli maddelerden biride, biz kamu emekçilerinin toplu görüşme hakkını toplu sözleşmeye çeviren 53. Madde.
Sıkça söylendiği gibi grev hakkı olmadıkça bu madde anlamsız, ileri olarak değerlendirilemez. Değiştirilmek istenen maddeye göre toplu sözleşme sonunda anlaşmazlık olursa tarafların Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulması zorunlu. Bu kurulun kimlerden oluşacağı yine hükümete bırakılıyor.
Daha da önemlisi bu kurulun aldığı kararın kesin ve toplu sözleşme hükmünde olması, yani bu kararlara karşılık yargıya başvurmanın tamamen olanaksızlaştırılmasıdır. Kaldı ki bu grev yasağının da mutlaklaştırılmasıdır.
Kamu emekçileri açısından ne ileri bir değişiklik!
Demokratik olmayan otoriter zihniyet bu değişiklikle devam ediyor, hatta yeniden üretiliyor. Bunlara ileri demek emekçilerle alay etmektir. Bizim açımızdan ileri (!) denilen önemli bir değişiklikle 51. Maddede yapılıyor. Bu değişiklikle “aynı zamanda ve aynı iş kolunda biden fazla sendikaya üye olunamaz” hükmü çıkarılıyor.
Biz emekçilerin birden fazla sendikaya üye olabilmesini kabul etmek; iş yerinde emekçileri bölmek, duyarsızlaştırmak ve tepkisizleştirmekten başka bir işe yaramaz.
Bu, hükümetin güdümünde olan sendikaların daha da güçlenmesi anlamına gelecek, aynı iş yerinde örgütlenen sendikaların işverenle değil birbirleriyle mücadele etmesini sonucunu doğuracaktır.
Bu da emeğiyle geçinenlerin haklarına hiçbir şey katmayacağı gibi tam tersi geriletecektir.
Ciddi hiçbir sorunu çözemeyen, hatta yeni sorunları ekleyen, emekten ve emekçiden yana tek adım atmayan bu anayasa paketi ülkemizin üzerine geçirilen bir deli gömleği gibi adeta.
Başbakanın deyimiyle bu anayasa referandumundaki değişikliklerin “hap” yapılarak halka yutturulması düşünülmektedir. Bana göre bu paket darbe karşıtı söylemi ile süslenmiş elma şekeri gibidir.
“Hayır”lı günler…
Serpil DENİZ
SES Manisa Şube Örgütlenme Sekreteri
18 Haziran 2010 Cuma
BİZ HAKLIYIZ, BİZ KAZANACAĞIZ.
SES Manisa Şube olarak uzun zamandır taleplerimize ve istemlerimize ciddi yanıt vermeyen Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi İdaresini uyarmak amacıyla basın açıklaması yaptık.
Basın açıklamasına hastane çalışanlarından yoğunluklu olarak hemşireler olmak üzere yaklaşık 50 çalışan katılmış, katılımcıların üyelerimiz dışından da olması oldukça olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmiştir.
Acil servis önünde yapılan basın açıklamasını yönetim kurulumuz adına şube başkanımız okumuştur.
Basın açıklaması metni aşağıdadır.
BASINA VE KAMUOYUNA
Sendikamız, sağlık emekçilerinin çalışma ortamının iyileştirilmesi, iş tatminlerinin arttırılması ve hasta bakımında bilimsel, insani bir yaklaşımın öne çıkması için örgütlü olduğu işyerlerinde zaman zaman raporlar hazırlamaktadır.
Bu çerçevede, SES Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi İşyeri Temsilciliğimiz ve Yönetim Kurulumuz bu hastanede sorun olarak gördüğü konuları bir rapor haline getirip bundan tam sekiz ay önce hastane idaresine sunmuştur.
Aradan geçen zaman içerisinde hastane idaresi ile defalarca görüşülerek raporda sözü edilen sorunlar hakkında girişim talep edilmiş ancak göstermelik bir iki uygulama dışında herhangi bir ilerleme olmamıştır.
Bu gün burada kamuoyu önünde taleplerimizi bir kez daha, yüksek sesle haykırmak ve çözüm istemek için toplanmış bulunuyoruz. Ve buradan hastane idaresine sesleniyoruz.
İdareler çalışanların taleplerine kulak tıkamamalı ve çözüm için adım atmalıdırlar. Unutulmamalıdır ki bizler sağlık emekçileri olarak bu kurumlara emeğimizi, ömrümüzü veriyoruz. Bu kurumlarda sağlık hizmeti üretirken kimi zaman sağlığımızdan oluyoruz. Bu durumu vicdan sahibi herkes görebilir, görmelidir.
Şimdi buradan taleplerimizi kamuoyu önünde bir kez daha açıklıyoruz ve çözüm istiyoruz.
—Çalışanlar arasında ayrımcı uygulamalardan vazgeçilmelidir.
—İdari tasarruflarda çalışanların öneri ve istekleri dikkate alınmalı, çalışanların örgütleri olan sendikaların temsilcilerinin de sürece katılması sağlanmalıdır.
—Servisler arası çalışma farkları düzeltilmeli. Çalışanlar arasında rotasyon vb uygulamalar yine sendikaların ve çalışanların önerileri doğrultusunda uygun bir sitem geliştirilerek uygulanmalıdır.
—Döner sermaye komisyonlarına seçim yapılırken çalışanların gönüllüğü aranmalı ve çalışanlar arasındaki gereksiz rekabeti ortadan kaldıracak, dayanışma ve ekip hizmeti fikrini öne çıkaracak uygulamalara gidilmelidir.
—Servis sorumlularının seçimle belirlenmesi sağlanmalı, işyerinin demokratikleştirilmesi için gereken adımlar bir an önce atılmalıdır.
—Döner sermaye dağıtım oranlarında eşitlik ve adalet gözetilmeli ve çalışanlar arasında rekabeti değil dayanışmayı gözeten ekip ruhu oluşturulmalıdır.
—Çalışanlarda katılımcılık özendirilmeli, fikirleri alınmalı ve çalışanların kendi örgütleri olan sendikaların her konuda aktif katılımı sağlanmalıdır.
—Hastane çalışanlarına günlük mesai ile ilgili zorlayıcı davranış tarzından vazgeçilmeli. Kamusal bir hizmet olan sağlık hizmeti üretiminde bulunan çalışanların çocukları ve ailesel durumları göz önüne alınmalıdır.
—Çalışanlar arasında mesleki farklar ortadan kaldırılmalı ve bütün çalışanlara insani bir yaklaşımla daha anlayışlı davranma yolu seçilmelidir.
—Hastanede bayan çalışan sayısının çok olması da kreş ihtiyacını ortaya koymaktadır. Bu nedenle hastane çalışanlarının yararlanabileceği, ücretsiz, nitelikli çocuk bakım evi ihtiyacı bir an önce giderilmelidir.
Sendikamız, geçmişte olduğu gibi bu günde, çalışanların talepleri ile ilgili beklentileri ortaya koymak ve bu talepler karşılanıncaya kadar mücadele etmek konusunda kararlıdır. Taleplerimizin dikkate alınmaması, diyalog yollarının kapalı tutulması veya bu güne kadar olduğu gibi oyalayıcı bir tutum içerisinde olunmaya devam edilmesi durumunda en demokratik, meşru eylemlerimizin süreceği bilinmelidir.
Bu gün burada bir kez daha ortaya koyduğumuz talepler, bu hastane çalışanlarının beklentileridir. Hastane idaresinin bu basın açıklamasından sonra adım atmasını beklediğimizi, umduğumuzu, umut ettiğimizi kamuoyuna saygı ile duyuruyoruz.
YAŞASIN SENDİKAL MÜCADELEMİZ.
Yönetim Kurulu Adına
Zeynel Abidin KAPLAN
Şube Başkanı
26 Mayıs 2010 Çarşamba
26 MAYIS GREVİ SÖZÜNÜ ÖRGÜTLEYENLERİN GREVİ OLDU...


26 Mayıs 2010 günü SES Manisa şubesi olarak sabah saat 08.30 itibariyle hastanelerin Acil servisleri önünde iş bırakarak toplanmaya başladık. Manisa Devlet Hastanesi ve Celal Bayar Üniversite Hastanesinde hastalara bildiri dağıtımı yapıldı. Saat 10.00 da Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi önüne gelinerek burada bildiri dağıtımına devam edildi.
Saat 11.00 da Celal Bayar Üniversitesi hastanesi bahçesinde; SES Manisa Şubesi, Tek Gıda İş Manisa Şubesi, DİSK Emekli Sen in katılımı ile basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasını kurumlar adına SES Manisa Şube Başkanı Zeynel Abidin KAPLAN okudu. Basın açıkalmasına Manisa Tabip Odası destek verdi.
Daha sonra Celal Bayar Üniversitesi önünden Manolya Maydanına yüründü. Burada Eğitim Sen Manisa Şubesi ve BES Manisa Şubesi üyelerininde katılımı ile basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasını KESK Manisa Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü BES Manisa Şube Başkanı Ali GÖK okudu.
SES Manisa Şubesi olarak üyelerimizin büyük ksımını iş bırakma eylemine katamadık. Bunda kamuoyu önünde konfederasyonların ikircikli yaklaşımlarını etkili olduğunu düşünüyoruz. Tabip Odasıda, bütün çabalarımıza rağmen, son anda basın açıklamasına destek vermek dışında bir şey yapmamaması bu durumda etkili oldu diyebilriz.
Merkezde 40 arkadaşımız imza atmadan kart basmadan tam gün iş bırakarak, 30 kadar arkadaşımız ise nöbet izni vs kullanarak basın açıklamasına katıldı.
Akhisar Temsilciliğimiz Akhsar Devlet Hastanesi önünde 30 kişinin katılımı ile bir basın açıklaması yaptı. Açıklaması SES Akhisar Temsilcisi Ali SARAÇ okudu.
Salihli Temsilciliğimiz KESK ŞUbeler platformu ile birlikte basın açıkalmasına katıldı.
Tüm olumsuzluklarına rağmen alanda güçlü bir duruş göstermemiz ve Tekel İşçilerinin basın açıklaması, yürüyüşte bizlerle birlikte olması anlamlıydı.
SES Manisa Şube Basın Açıklamamız:
Değerli Basın mensupları, Sendikaların, siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin yöneticileri ve sevgili mücadele arkadaşlarım,
Bu gün 26 Mayıs 2010. Bu gün bu topraklarda yaşayanların yüzyıllardır üzerinde durduğu, önem verdiği bir değeri, yani “ Sözünde durmanın” ne demek olduğunu tekrar hatırlatmak için ve hala “Sözünde durmanın” bizler için üzerinde durulan, önem verilen bir değer olduğunu göstermek için buradayız.
Bu gün 22 Şubatta cümle âleme, dosta düşmana duyurduğumuz iş bırakma eylemimizi gerçekleştirmek için,
Daha dün Zonguldak’ta toprağın altında kalan maden işçileri için;
iş için; ekmek için; güvenceli çalışma koşulları için; özgürlük için; demokrasi için; baskısız, insan onuruna yaraşır bir yaşam için buradayız ve birlikteyiz.
Haklarımız ve özgürlüklerimiz için dayanışma içindeyiz. Adalet, eşitlik, demokrasi ve sendikal haklarımız için omuz omuzayız.
Bugün ülkemizde emekçilerin yarısı kayıt dışında, kuralsız, güvencesiz çalışıyor. Esnek çalışma biçimleri kural haline geliyor, 4-C, 4-B, 50-D uygulamalarına, kölelik düzenine mahkûm ediliyor. Sendikasızlaştırma yaygınlaşıyor, sendikal örgütlenmenin önüne engel üzerine engel çıkarılıyor. Örgütlenen emekçiler işten atılıyor. Başta madenler ve tersaneler olmak üzere, iş kazası adı verilen cinayetler önlenmiyor, önlenemiyor.
Bu gün bu basın açıklamasını yaptığımız hastanede asistan doktorlar gün aşırı nöbetlerde, insanüstü bir çaba ile insanlık için çalışırken görmezden geliniyor ve geçmişe dair borçlar çıkarılarak döner sermayeleri kesiliyor.
Bu gün yine bu hastanede sağlık çalışanları, hemşireler, teknisyenler, doktorlar, taşeron işçiler halk için sağlık hizmeti üretmeye çalışırken iş yoğunluğu nedeniyle sağlıklarından oluyorlar. Çocuklarını bırakacakları bir kreşleri yok. Öğlen yemekleri verilirken dahi ayrıma uğruyorlar. Sadece bu hastanede değil bütün işyerlerinde ayrımcılı, parçalı istihdam, kölelik koşullarında taşeron çalıştırma yaşıyorlar, yaşıyoruz.
Değerli arkadaşlar,
Tüm bu yaşadıklarımız kader değildir. Bakınız Almanya’da en son maden kazası 40 yıl önce olmuş. Tüm bu yaşananlar kader değildir ve alışmayacağız. İşte bu nedenle buradayız.
Maden kazalarının “kader” olarak görülmediği bir ülke istiyoruz. Yarınlarımıza güvenle bakmak için işsizliğin ve yoksulluğun kökünün kazınmasını istiyoruz. Tüm emekçilerin grevli toplu sözleşmeli sendikal haklarının anayasal güvenceye kavuşturulduğu bir ülke için sesimizi yükseltiyor, özgürlükten, eşitlikten, barış ve demokrasi taleplerimizden geri adım atmayacağımızı haykırıyoruz.
Milyonlarca emekçinin insanlık dışı bir asgari ücret dayatması altında yaşadığı, eğitim ve sağlık hizmetlerinin paralı hale getirildiği, emeklilerin geçim sıkıntısından bezdirildiği bir ülke istemiyoruz.
Tüm yasa ve uygulamaların sermayenin talepleri etrafında şekillendiği, her şeyin para ve piyasa mekanizmalarına terk edildiği bir ülkede yaşamak istemiyoruz.
Biz;
1. Başta 4-C olmak üzere güvencesiz, kuralsız, esnek tüm istihdam uygulamalarından vaz geçilmesini ve bu alandaki yasal düzenlemelerin değiştirilmesini; İş güvencesinin çalışma yaşamında temel bir hak olarak uygulanmasını istiyoruz.
2. Çalışma hayatını düzenleyen yasaların ILO normlarına uyarlanmasını; Çalışanların örgütlenmesi önündeki engellerin kaldırılmasını; Kamu çalışanlarının grevli, toplu iş sözleşmeli sendika hakkının güvence altına alınmasını istiyoruz.
3. Avrupa Sosyal Şartı’nın örgütlenme ve toplu pazarlık hakkını düzenleyen 5. ve 6. maddelerine konulan çekincenin kaldırılmasını istiyoruz.
4. Kriz fırsatçılığı yapılarak emek haklarının gasp edilmemesini istiyoruz.
5. Asgari ücretin “insanca yaşamaya yeterli ücret” olarak belirlenmesini istiyoruz.
6. İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin iş cinayetlerini de önleyecek şekilde yasal güvenceye kavuşturulmasını istiyoruz.
7. Sağlık hakkının temel insan hakkı kapsamında değerlendirilerek uygulamadaki katılım ve katkı payından vaz geçilmesini istiyoruz.
8. Hükümetin çalışma hayatıyla ilgili tüm konularda sendikaların görüş ve önerilerini dikkate almasını ve bu doğrultuda etkin girişimde bulunmasını istiyoruz.
9. Uygulanacak ekonomik politikaların sermayeye kaynak aktarımı yerine emekçiler için istihdam yaratacak yatırımlara yönlendirilmesini istiyoruz.
İşte bu yüzden bugün iş bıraktık ve buradayız.
Özgür, eşitlikçi, barışçı demokratik bir ülkede yaşamak, çocuklarımıza onurlu bir gelecek sunmak için bugün tüm ülkede alanlardayız.
Yaşasın İş, ekmek, özgürlük mücadelemiz.
Zeynel Abidin KAPLAN
SES
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası
Manisa Şube Başkanı
24 Mayıs 2010 Pazartesi
26 MAYIS GREVİNE ÇAĞRIMIZDIR...
Üç ay öncede önce altı, daha sonra dört, konfederasyonun kararı ile 26 Mayıs Grevi açıklanmıştı.
Grevin açıklandığı günden bu güne şartlar daha da ağırlaştı. Daha birkaç gün önce 30 maden işçisi göçük altında kaldı ve hükümet işi kaderle ve alışmakla açıklamaktan öte bir şey yapmadı.
Ama bizler çok iyi biliyoruz ki yaşananlar kaderle değil taşeronlaştırmayla, özelleştirmeyle direk ilgilidir. Ve dünyanın her yerinde işçiler, emekçiler ölüme değil yaşamaya, insanca yaşamaya alışmalıdırlar.
İşte tamda bu gerekçelerle 26 Mayıs grevi hem gerekli hemde önemlidir.
Şimdi gelinen aşamada sözünün arkasında olan KESK ve DİSK var.
Ülkenin unutulan bir değerini tekrar hatırlatıyoruz. “Sözünde Durmak. “ Üç ay önce konfederasyonların ortak kararı ile “Tekel İşçileri” nin mücadelesine omuz vermek adına kamuyouna açıklannan Grevi biz hayata geçireceğiz.
Bu grevde siz emekçilerin ve emek dostlarının desteğine ihtiyaç duymaktayız.
SES Manisa şubesi olarak sabah saat 08.30 dan itibaren tüm hastanelerin acil servisleri önünde toplanarak halka iş bırakma eylemi ile ilgili bilgilendirme yapacağız.
Saat 11.00 de Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi bahçesinde basın açıklaması yapıp oradan Manolya meydanına yürüyeceğiz.
Tüm üyelerimizi ve emek dostlarını grevimize, yürüyüş ve basın açıklamamıza destek vermeye çağırıyoruz.
YÖNETİM KURULU
21 Mayıs 2010 Cuma
26 MAYIS GREVİNE ÇAĞRIMIZDIR.
Bu basın açıklaması ile 26 Mayıs’ta gerçekleştireceğimiz genel eylem ve grevin gerekçelerini anlatmak, kamuoyu ve halkımızla paylaşmak istiyoruz.
Emekçiler 2 yılı aşan bir süredir meşru ve fiili yollarla ülkenin gerçek gündemini ortaya koymaktadırlar. Artık ülkenin küresel sermayenin istekleri çerçevesinde değil emekçilerin talepleri etrafında şekillenen politikalara ihtiyacı vardır. İflas etmiş neo-liberal politikalar halkımıza ve ülkemize yoksulluk ve mutsuzluktan başka bir şey vermemektedir.
Ülkenin gerçek gündemi işsizliktir.
Ülkenin gerçek gündemi güvencesizliktir
Ülkenin gerçek gündemi örgütsüzlüktür
Biz emekçiler bu tablo karşısında 2 yılı aşan süredir taleplerimizi defalarca dile getirdik. Eylemlerimizle, etkinliklerimizle, grevlerimizle bu tabloyu kabul etmediğimizi; özgür, eşitlikçi, demokratik bir ülke yaratmak adına mücadelemizi sürdüreceğimizi vurguladık.
Buradan bir kez daha ilan ediyoruz. İflas eden ekonomi politikalarınızı reddediyoruz. Toplumun en geniş kesimlerinin çıkarlarını gözeten politikalar istiyoruz. İşsizlikle etkin mücadele istiyoruz. Emekçilerin taleplerinin karşılanmasını istiyoruz. Hayatın her alanında adalet ve barış istiyoruz. Anti-demokratik yaklaşımların, ırkçı, şoven politikaların, cinsiyetçi uygulamaların ülkenin gündeminden çıkarılmasını istiyoruz.
26 Mayıs’ta yapacağımız grevle bu taleplerimizi bir kez daha güçlü bir şekilde ortaya koyacağız. İşsizliğe, güvencesizliğe ve örgütsüzlüğe boyun eğmeyeceğimizi bir kez daha haykıracağız. Üretimden gelen gücümüzü kullanacağız; alanlarda olacağız.
Bizler SES Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası olarak 26 Mayısta örgütlü olduğumuz bütün hastanelerin Acil servisleri önünde toplanarak hizmet üretiminden gelen gücümüzü kullanacağız. Aynı gün saat 11.00 da Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi bahçesinde basın açıklaması yapacağız. Basın açıklamamıza tüm halkımız davetlidir.
Buradan Türk Sağlık Sen ve Sağlık Sene bir çağrı yapıyoruz. Gelin sözünüzde durun ve 26 Mayıs 2010 Çarşamba günü “Güvencesizliğe Dur.” Diyelim.
Yine buradan Manisa Halkına bir çağrı yapıyoruz.
“26 Mayıs Çarşamba günü sağlık kuruluşlarına mecbur kalmadıkça başvurmayın ve kendi geleceğinize sahip çıkın. 26 Mayıs Çarşamba günü saat 11.00 de Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi bahçesinde yapacağımız basın açıklamasına katılın.
Özgür, eşitlikçi, demokratik bir ülke yaratana kadar mücadelemizin süreceğini herkes bilmelidir. Yolumuz açık olsun!
Taleplerimiz:
Başta 4-C olmak üzere güvencesiz, kuralsız, esnek tüm istihdam uygulamalarının terk edilmesini
Çalışma yasalarının ILO normlarına uygun hale getirilmesini, emekçilerin örgütlenmesi önündeki engeller kaldırılmasını; Kamu emekçilerinin grevli, toplu iş sözleşmeli sendika hakkı Anayasal güvence altına alınmasını,
Avrupa Sosyal Şartı’nın 5. ve 6. maddelerine konulan çekincenin kaldırılmasını
Kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldıracak girişimlerin terk edilmesini
İşsizlik Fonu’nun amacı dışında kullanılmasına son verilmesini
Asgari ücretin “insanca yaşamaya yeterli ücret” olarak yeniden saptanmasını
Çalışma hayatının sözleşme biçimleri, çalışma süreleri ve ücret yönünden insan onuruna yakışır iş temelinde düzenlenmesi için gerekenlerin yapılmasını
İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin iş cinayetlerini de önleyecek şekilde yasal güvenceye kavuşturulmasını
Sağlık katılım ve katkı payından vaz geçilmesini
Çalışma hayatıyla ilgili tüm konularda sendikaların görüş ve önerilerinin dikkate alınmasını
Kamusal kaynakların sermayeye değil istihdam yaratacak yatırımlara aktarılmasını
İstiyoruz.
Zeynel Abidin KAPLAN
SES Manisa Şube Başkanı
20 Mayıs 2010 Perşembe
6. DÖNEM 7. ŞUBE TEMSİLCİLER KURULUMUZ TOPLANIYOR
(01.02.2010–31.05.2010)
GİRİŞ
Aradığını bilmeyen bulduğunu anlamaz.
Claude Bernard
Ülke gündeminin dakika dakika değiştiği ve emekçilerin değişen gündemi neredeyse seyrettiği bir ortamda Şube Temsilciler Kurulumuzu topluyoruz. Sendikamızın dört ayda bir toplanarak kendi gündemini tartışması oldukça önemlidir.
Geride bıraktığımız süreç hem ülkemiz emekçileri açısından hem de şubemiz açısından oldukça öğretici ve geliştirici bir dönem oldu diyebiliriz.
Bu dönemde öne çıkan en önemli gelişme TEKEL İŞÇİLERİ nin, hiç kimsenin beklemediği bir şekilde ortaya çıkarak, hak alma mücadelesinin nasıl yapılacağını hepimize hatırlatması olmuştur.
TEKEL İŞÇİLERİ nin hak alma mücadelesi konusunda ortaya koydukları kararlı tutumun etkisinin yanında emek mücadelesinde önemli gün ve haftalarında bu dönem içerisinde olması yoğun bir çalışma temposu içinde olmamıza neden oldu.
Yine bu dönemde Tam Gün yasasının meclisten geçmesi, Kamu Hastane Birlikleri Pilot Yasa tasarısının meclis gündemine gelme ihtimali hareketlilik yaşamamıza neden oldu.
Bizlerin gündemini bu olaylar belirlerken alanımızda çalışma yürüten ve adına sendika denen diğer yapıların emekçilerin gündemi dışında tek gündemleri vardı. Yetki.
Kamu Hastane Birlikleri Pilot Yasası plan, bütçe komisyonuna geldiğinde günlerce meydanlarda, hastane önlerinde “Referandum” sandıkları kurduk, on binlerce bildiri dağıttık. Onlar bir basın bildirisi yayınlayarak karşıyız(!) demekten öte bir şey yapmadılar.
Tam gün yasası meclisten geçti, sustular.
TEKEL İÇŞİLERİ nin mücadelesi onları ilgilendirmedi. Konfederasyon başkanları basının önünde “iş bırakıyoruz.” Dedi. Onlar oralı dahi olmadılar. Tek gündemleri vardı. Yetki.
14 Mart geçti, yoktular.
1 Mayıs geçti, umursamadılar.
Hemen her alanda emek ve demokrasi mücadelesinde biz yer aldık onlar işyerlerinde, yalanla dolanla üye kaydettiler.
Manisa’da üç hastane birleştirildi. Sadece kimin başhekim olacağı tartışması yürütüldü. Kimse nüfusun artmasına rağmen yatak sayılarının neden düştüğünü sorgulamadı. Biz vardık o alanda da, sorunu yargıya taşıdık.
Önümüzde 26 Mayıs Grevi var kimin ne yaptığını yaşayıp göreceğiz. Bizler o gün tüm hastanelerin Acil servisleri önünde iş bırakarak toplanacak ve sendikamızın belirlediği yerlerde yapılacak basın açıklamalarına katılacağız. Merkez ilçede çalışan tüm üyelerimizle saat 11.00 de Celal Bayar Üniversitesi Hastanesinde yapılacak basın açıklamasına katılacaklar. 26 Mayıs ta da mücadele konusunda kimlerin samimi olduğu bir kez daha görülmüş olacak.
Yine bu dönemde bir vatandaş Turgutluda trafik kazası geçirdi, Sırasıyla Turgutlu Devlet Hastanesi, Celal Bayar Üniversite Hastanesi, Manisa Devlet Hastanesi, Celal Bayar Üniversite Hastanesi, Manisa Devlet Hastanesini altı saat boyunca sırf parası olmadığı için dolaştırıldı. Burada da biz vardık. Halkın Sağlık Hakkı için mücadele yürüttük.
Sonuç olarak sendikamız halkın, emekçinin, ezilenin olduğu her yerde etkin bir mücadele yürüttü. Bundan sonrada gücü oranında yürütmeye devam edecek.
Bizlerin bu kadar ciddi bir mücadele içinde olmamız aynı oranda üye sayımıza yansımadı. Bu durumun nedenleri de ŞTK nın tartışması gereken önemli konuların başında olmalı diye düşünüyoruz.
Bu duygularla faaliyet raporumuzu sunar, 02 Haziran 2010 Çarşamba günü saat 19.00 da Salihli Eğitim Sen temsilciliğinde yapacağımız Şube Temsilciler Kurulumuzda buluşmak üzere, çalışmalarınızda başarılar dileriz.
YÖNETİM KURULU
SES MANİSA ŞUBE FAALİYET RAPORU
(01.02.2010-31.05.2010)
4 Şubat 2010 Perşembe günü saat 18.00 da Tekel direnişine destek amacıyla KESK, DİSK(Emekli Sen), TÜRK İŞ(T.Metal Sen), Kamu Sen ortak basın açıklaması yapıldı. SES olarak şube bürosu önünde toplanılarak Manolya meydanına yürüyüş yapılmış ve bu şekilde basın açıklamasına katılım sağlanmıştır.
11 Şubat 2010 Perşembe günü yine Tekel İşçilerine destek olmak, güvencesiz çalışmaya karşı KESK –DİSK olarak Manolya meydanına meşaleli yürünmüş ve akabinde basın açıklaması yapılmıştır. Akhisar Tekel İşçilerinin de katıldığı eylem oldukça coşkulu geçmiştir.
13–14 Şubat 2010 günlerinde Anakara’da toplanan KESK Danışma Kuruluna Şube Başkanımız Zeynel Abidin KAPLAN katılmıştır.
17 Şubat 2010 günü Merkez Efendi Devlet Hastanesi, Doğumevi Hastanesi ve Çocuk Hastanesinin birleştirilmesi ve bunun sonucunda yatak sayılarının azaltılması, personel sıkıntısı vb konularda Manisa Tabip Odası ve SAHHAD ortak basın açıklaması yapılmıştır.
19 Şubat 2010 Cuma günü saat 17.00 de Manolya Meydanında Tekel İşçileriyle dayanışma için 1 saat oturma eylemi ve Ankara Mitingine davet basın açıklaması KESK Manisa Şubeler Platformu ile birlikte yapılmıştır.
20 Şubat 2010 günü 17 kişiyle Ankara’daki TEKEL mitingine katılım sağlanmış. Şubemiz burada oldukça disiplinli bir şekilde Sakarya caddesinde sabahlamış ve TEKEL çadırları ziyaret edilerek sohbetler yapılmıştır.
Şubat ayı içerisinde Manisa’da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününün anlamına uygun bir şekilde kutlanması amacıyla siyasi parti ve kitle örgütü temsilcileri ile KESK Şubeler Platformu olarak toplantıya çağrılmış ve bir dizi toplantı yapılmıştır. Bu görüşmeler sonrasında 7 Mart Pazar günü Emekçi Kadınlar Mitingi Kararı alınmış ve çalışmalar yapılmıştır.
26 Şubat 2010 günü KESK Manisa Şubeler Platformu kadın sekreterleri olarak kadın belediye başkan yardımcısı ziyaret edilmiş, kadın sorunları anlatılmıştır. Belediye ulaşımının 8 Mart günü kadınlara ücretsiz olması, etkinliklerde yer tahsis edilmesi talep edilmiş ve miting çağrısı yapılmıştır.
26 Şubat 2010 günü Merkezdeki işyerleri ziyaret edilmiş ve 8 Martta yapılacak mitinge çağrı yapılmıştır.
6 Mart 2010 günü “Kadın platformu” olarak Pazaryerlerinde mitinge çağrı bildirileri dağıtılmıştır. Aynı gün ses aracıyla Manisa içinde gezilip miting çağrısı yapılmıştır.
7 Mart 2010 günü saat 12.00de Manisa Öğretmen evinden başlanıp Cumhuriyet Meydanına yürünmüş ve bu alanda 500 kişini katılımı ile miting gerçekleştirilmiştir. Miting sırasında TEKEL den emekli bir kadın işçinin konuşması coşku ile karşılanmıştır.
8 Mart 2010 günü KESK Şubeler Platformu olarak öğretmen evinde Sinevizyon, röportaj görüntüleri, şiir ve müzik dinletisinin olduğu Emekçi Kadınlar gecesi düzenlemiştir.
9 Mart 2010 günü Seher Tümer in Ankara’daki davasına Şube Örgütlenme Sekreterimiz Serpil Deniz katılmıştır.
10 Mart 2010 günü Manisa Devlet hastanesinde Manisa Tabip Odası ve SAHHAD la birlikte Kamu Hastane Birlikleri Pilot Yasa Tasarısına karşı saat12.30 da basın açıklaması yapılmıştır.
12 Mart 2010 günü Sabah saat 10.00 da Manisa Tabip Odasının 14 Mart ile ilgili programına dahil olunarak Atatürk anıtına çelenk bırakılmıştır. Aynı gün saat 12.00 de Merkez Efendi Devlet Hastanesi bahçesinde toplanılarak İl Sağlık Müdürlüğüne yürüyüş yapılmış. Burada saat 13.00 de Manisa Tabip Odası ve SAHHAD la birlikte basın açıklaması yapılmıştır.
12 Mart 2010 günü Cuma günü Merkez Efendi Devlet Hastanesi ziyaret edilip çalışanlarla görüşüldü ve Kamu Hastane Birlikleri Pilot Yasa Tasarısı konusunda bilgilendirmeler yapılmıştır.
18 Mart 2010 günü Moris Şinasi Çocuk Hastalıkları Hastanesi ziyareti yapılarak servisler gezilmiş ve Kamu Hastane Birlikleri Pilot Yasa Tasarısı konusunda bilgilendirmeler yapılmıştır..
19 Mart 2010 günü saat 12.00 da Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesi ziyaret edilerek 4B lilerin durumu ve Hemşirelik yönetmeliği ile ilgili eğitim toplantısı yapılmıştır.
21 Mart 2010 günü Newroz kutlamasına katılınmıştır.
31 Mart 2010 günü Soma ve Kırkağaç ilçe ziyareti yapılmış üye-çalışanlarla görüşülmüştür.
2 Nisan 2010 günü Turgutlu ilçesi ziyaret edilerek çalışanlarla görüşülmüş özellikle yeni yasalar aktarılmıştır.
6 Nisan 2010 günü Tabip Odası ve SAHHAD la odası ortak basın açıklaması yapılarak KHB ve Referandum süreciyle ilgili basın açıklaması yapılmıştır.
7 Nisan 2010 günü Manisa Manolya Meydanında 10.00–19.00 saatleri arasında Kamu Hastane Birlikleri Pilot Yasa Tasarısı ile ilgili “Referandum” sandığı kurulmuştur. Aynı saatlerde genel merkez tarafından basılan el ilanları dağıtılmıştır.
8 Nisan 2010 günü Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi, Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde çalışanlara dönük “Referandum” sandığı açılmış, oylama ve bilgilendirme yapılmıştır.
8 Nisan 2010 günü Manisa Tabip Odası ve SAHHAD la olarak Kamu Hastane Birliklerine dönük Manisa Tabip odasında ortak basın açıklaması yapılmıştır.
9 Nisan 2010 günü 11.00-16.00 arasında Manisa Devlet Hastanesi bahçesinde halka ve çalışanlara dönük “referandum” sandığı kurulmuştur.
12 Nisan 2010 günü Saat 12.00 de Manisa Denge Gazetesi, Etv, saat 12.30 da Hür Işık Gazetesi, saat 17.00 da Manisa Haber Gazetesi, 17.30 Manisa Gündem Gazetesi olmak üzere yerel basın zireteleri yapıldı Kamu Hastane Birlikleri Pilot Yasa Tasarısı hakkında bilgi verildi.
14 Nisan 2010 günü Merkez Efendi Devlet Hastanesi bahçesinde “Referandum” sandığı kurulmuş ve sonrasında saat 12.30 da hastane bahçesinde sandıklar açılarak referandum sonucu basınla paylaşılmıştır.
17–18 Nisan 2010 tarihlerinde Ankara’da yapılan “Çalışma Yaşamı ve Hemşirelik sempozyumu”na şubemizden Semra İNALÖZ ve Mesure KAPLAN katılmışlardır.
19 Nisan 2010 günü Manisa da 1 Mayıs kutlamasının hazırlıkları başlamış, şubemiz bu çalışmalarda oldukça aktif bir katılım sağlamıştır. KESK Manisa Şubeler Platformu kararı ile 1 Mayıs tertip komitesine şubemizden Şube Başkanımız Zeynel Abidin KAPLAN ve Şube Sekreterimiz Figen PEHLİVAN katılmışlardır.
Siyasi parti, işçi sendikaları ve oda, kitle örgütleriyle toplantı yapılarak 1 Mayıs mitingine destek çağrısı yapılmıştır.
24 Nisan 2010 günü Cumartesi Pazarında 1 Mayısa çağrı amaçlı bildiri dağıtımı yapılmıştır.
25 Nisan 2010 günü Horozköy Pazarında 1 Mayısa çağrı amaçlı bildiri dağıtımı yapılmıştır.
25 Nisan 2010 günü Karaköy Pazarında 1 Mayısa çağrı amaçlı bildiri dağıtımı yapılmıştır.
26 Nisan 2010 günü Salı Pazarında 1 Mayısa çağrı amaçlı bildiri dağıtımı yapılmıştır. Aynı gün Ebeler Günü dolayısıyla Doğumevi Hastanesi, Merkez 1 ve 2 nolu Toplum Sağlığı Merkezleri, Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, İl Sağlık Müdürlüğü ve Aile Sağlığı Merkezleri gezilerek Ebe arkadaşlarımızın Ebeler günü kutlanmıştır. Ebeler gününe özel hazırlanmış kartlar dağıtılmış ve 1 Mayıs mitingine davet edilmiştir. Aynı gün SHÇEK ziyaret edilerek çalışanlar ile görüşülüp mitinge çağrı yapılmıştır.
28 Nisan 2010 günü Manisa Manolya Meydanında stant açılarak 1 Mayısa çağrı amaçlı bildiri dağıtımı yapılmıştır.
28 Nisan 2010 günü saat 19.00 da Manolya Meydanında 1 Mayıs Mitingine çağrı amaçlı yapılan basın açıklamasına katılım sağlanmıştır.
30 Nisan 2010 günü Manisa Organize Sanayi bölgesi küçük sanayi sitesinde 1 Mayısa çağrı amaçlı bildiri dağıtımı yapılmıştır.
30 Nisan 2010 günü Şube Büromuzda 1 Mayısa çağrı amaçlı Basın açıklaması yapılmıştır. Aynı gün Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi, Merkez Efendi Devlet Hastanesi ziyaret edilerek çalışanlara bildiri dağıtılmış ve 1 Mayıs mitingine tekrar çağrı yapılmıştır.
1 Mayıs 2010 günü Manisa’da altı yıl aradan sonra tekrar 1 Mayısın kutlanmasının coşkusu yaşanmıştır. Bu coşkuda şubemizin payının oldukça fazla olması bizleri ayrıca gururlandırmıştır. 1 Mayıs günü saat 13.00 de Öğretmen evinden başlayıp Cumhuriyet Meydanında son bulan yürüyüş ve orada yapılan mitinge yaklaşık 2000 emekçi katılmıştır. Yaklaşık 150 kişiden oluşan SES korteji beğeni topladı.
6 Mayıs 2010 günü saat 19.00 da Siyasi partilerin çağrısıyla Manolya meydanında yapılan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnanın anması ve basın açıklamasına katılım sağlandı.
6 Mayıs 2010 günü Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi Asistanların döner sermaye kesintileri ile ilgili eylemine katılım sağlanıp başhekimle görüşme yapıldı.
10 Mayıs 2010 günü İl Sağlık Müdürü ile sorunlarımızla ilgili görüşme yapıldı.
12 Mayıs 2010 günü Hemşirelik haftası dolayısıyla şube başkanı basın açıklaması yaptı.
14 Mayıs 2010 günü Akhisar Temsilciliğinin yapmış olduğu hemşireler günü yemeğine şube başkanı katıldı.
18 Mayıs 2010 günü Üniversite öğrencilerine yapılan saldırıları protesto etmek için KESK şubeler platformu olarak yapılan basın açıklamasına katılım sağlandı.
18 Mayıs 2010 Celal Bayar Üniversitesi Hastanesinde asistanların döner sermayelerinin ödenmemesinden dolayı yarım gün iş bırakma ve her iki hastanede toplanma ve basın açıklaması yapıldı.
Bu konuyla ilgili hukuki girişimler yapıldı.
Şube Tenmsilciler Kurulumuz aşağıda yazılı gündemle 02 Haziran 2010 günü saat 19.00 da Salihli Eğitim Sen bürosunda toplanacaktır.
GÜNDEM:
1-Sürecin Değerlendirilmesi
2-Önümüzdeki Dönemin Planlanması
a)İş kolumuzdaki gelişmeler
b)Örgütlenme
c)Toplu Görüşme
3-Yönetmelikler
a)Örgütlenme Yönetmeliği
b)Seçim Yönetmeliği
c)Gayrimenkul Edinme Yönetmeliği
YETKİ TOPLANTISINA İLİŞKİN ŞUBE BAŞKANIMIZIN ŞERHİ.
17 Mayıs 2010 Pazartesi
SES AKHİSAR TEMSİLCİLİĞİ DAYANIŞMA YEMEĞİ YAPTI
Akhisar Temsilciliğimiz 14.05.2010 Cuma günü "Dostluk ve Dayanışma Yemeği" düzenledi. Yaklaşık 100 kişinin katıldığı yemekte, SES Manisa Şube adına Şube Başkanı Zeynel Abidin KAPLAN konuşma yaptı. oldukça eğlenceli ve coşkulu geçen yemekte, türküler, halaylar ve danslarla SES üyeleri gönüllerince eğlendirler.
15 Mayıs 2010 Cumartesi
Aile Hekimliğinde 2 TL artık alınmayacak.

Sendikamız SES'in Danıştay 10 dairede açtığı davada 1. basamak sağlık hizmetlerinden katılım payı alınması konusunda mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı verdiğini daha önce açıklamıştık.
Bu gelişme sonrası Maliye Bakanlığının katılım payları ile ilgili bir genelge yayınlayarak bu durumu ilan etmesi gerekiyordu.
Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü
14.05.2010 tarihi 6957 sayılı genelgesi ile 13.05.2010 tarihinden itibaren Aile Hekimliği Muayenelerinden 2 TL alınmasını durdurduğunu açıkladı.
Zaten beklenen bu genelgeden sonra halkımız, haksız yere kesilen katkı payları konusunda kısmen bir rahatlama yaşayacaktır.
Sendikamız bu nedenle, küçükte olsa, halkın sağlık hakkına yaptığı katkıdan son derece memnundur.
Bu nedenle halkımıza çağrımız; "Gelin bir olalım ve sağlık hakkı mücadelesini yükselterek sağlıkta haksız yere alınan tüm katkı ve katılım paylarının kaldırılması için mücadele edelim." olacaktır.
Kurulduğu günden bu yana hiç bir hükümete koltuk değneği olmamış olan ve her zaman halktan yana tavır gösteren SES, bundan sonrada aynı doğrultuda "Herkese Eşit, Ücretsiz, Ulaşılabilir Sağlık Hakkı" mücadelesini sürdürmeye devam edecektir.
Sendikamız SES gücünü üyesi bulunan sağlık emekçilerinden almaktadır.
Bu vesile ile tüm sağlık emekçilerini Sağlık alanının tek gerçek sendikası SES te örgütlenmeye ve mücadelemize destek olmaya çağırıyoruz.
SES'e üye olun, SES imiz daha gür çıksın.
13 Mayıs 2010 Perşembe
11 Mayıs 2010 Salı
29 Nisan 2010 Perşembe
1 MAYIS ÇAĞRIMIZDIR
BASINA VE KAMUOYUNA
"İşçilerin, emekçilerin ve ezilen halkların uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü” olan 1 Mayıs şimdiden kutlu olsun.
Kutlu olsun çünkü 2010 1 Mayısı Manisa’da kutlanıyor. KESK Manisa Şubeler Platformu 1 Mayıs kutlamalarının tertip komitesini oluşturdu ve tüm emekten yana sendika, meslek odası, dernek ve siyasi partilere çağrı yapıyor.
KESK/SES diyor ki,
Gelin 1 Mayıs’ın Manisa’da da layıkıyla kutlanabileceğini gösterelim.
Gelin kriz var bahanesiyle işsiz bırakılanların SES’i olalım.
Gelin Manisa sanayisinde sefalet ücreti karşılığında 12 saat çalışmak zorunda kalan, sendikasız, sosyal haklardan yoksun, iş güvencesi nedir bilmeyen işçi kardeşlerimize güç verelim.
Gelin yıllarca çalıştıktan sonra emekli olabilen ve aldığı sefalet ücreti yüzünden emekliliğini yaşayamayan, maaş kuyruklarında, hastane kapılarında ölen emeklilere sahip çıkalım.
Gelin sağlığın özelleştirilmesine hayır diyenlerden olalım.
Gelin eğitimde fırsat eşitliği isteyelim.
Gelin "İşçilerin, emekçilerin ve ezilen halkların ulusal arası birlik, mücadele ve dayanışma günü” olan 1 Mayıs birliğimizle dayanışmamızla sorunlarımızı çözebileceğimizi gösterlim.
Bu basın açıklaması ile sağlık alanında örgütlü Sağlık Sen ve Türk Sağlık Sen’e de bir çağrı yapmak istiyorum. Son zamanlarda yerel basında birbirinizle kavga eden haberlerinizi okuyoruz. Bir gün biriniz diğerini suçluyor diğer gün cevap verende aynı üslupla karşılık veriyor.
Gelin bu kavgadan vazgeçin, bakın sağlık hakkı elimizden alınıyor, bakın katkı payları her geçen gün artıyor. Bakın Kamu Hastane Birlikleri Pilot Yasası meclis gündemine geliyor. Kısacası sendikalar birbiriyle kavga etmek için kurulmazlar. Sendikalar halkın ve çalışanların haklarını korumak için kurulurlar. Sendikalar, sermayeden, hükümetlerden, ,ktidarlardan bağımsız olmalıdır. Gelin bu kavgaya son verin, bayramlar küskünlerin barıştığı günlerdir. 1 Mayıs İşçilerin, emekçilerin ve ezilen halkların ulusal arası birlik, mücadele ve dayanışma günüdür. Gelin 1 Mayısı birklikte kutlayalım.
Buradan bir kez daha işçilere, emekçilere, ezilenlere, engellilere, kadınlara, çocuklara, yaşlılara, hastalara, hasta yakınlarına, doktorlara, mühendislere, teknisyenlere sesleniyoruz.
Gelin 1 Mayısa bir olalım, diri olalım.
1 Mayıs bayramımız kutlu olsun.
1 Mayıs Cumartesi günü saat 13.00 da Manisa öğretmenevi önünde buluşalım.
Yaşasın 1 Mayıs
Biji yek gulan.
Yönetim Kurulu Adına
Zeynel Abidin KAPLAN
SES Manisa Şube Başkanı
22 Nisan 2010 Perşembe
EBELER HAFTASI

EBELER HAFTASI
İçinde bulunduğumuz hafta (21–28 Nisan) Ebeler haftası,
Sağlıkta dönüşümün en fazla zarar verdiği birinci basamak sağlık hizmetlerinin en aktif neferleri olan Ebelerin haftası…
Günümüzde Ebeler, tedavi hizmetlerine ağırlık verilmesi nedeniyle, hemşirelik işlevlerini yapmak zorunda kalmakta ve çoğunlukla mesleklerinden kopmaktadırlar. Alanlarının dışında görevlendirilmiş ve koroner yoğun bakım, diyaliz, dahili ve cerrahi bilimlere ait servislerde çalışmaları istenmiş olan Ebeler bu durumdan dolayı sağlık sisteminin mağdurlarıdır.
Bu gün nerede açık varsa orada görevlendirilen, izlenen yanlış politikalar sonucunda mesleki kimliklerini kaybetmeye başlamış ve kendilerini istemeden hemşire olarak tanıtma yolunu seçen Ebe sayısı hiç azımsanmayacak kadar çoktur.
Dünya ülkelerine bakıldığında sezaryen ve anne/bebek ölüm oranlarının düşük olduğu Hollanda, Kanada, Almanya, İngiltere gibi ülkelerde ebeler, yüksek bir sosyal statüye sahip ve çok iyi ekonomik koşullarda çalışmaktadır. Ayrıca ebeler, kadın ve dolayısıyla aile sağlığının koruyucusu olarak, eğitim ve danışmanlık hizmetlerini de yoğun şekilde sürdürmektedir.
Bu gün Ebeler; Aile hekimliği sistemi içinde mesleki tanımlarından yoksun, sözleşmeli bir statüde, evraklar arasında yorgun bir şekilde görev yapmaya çalışıyorlar.
Bu gün Ebeler; Toplum Sağlığı Merkezlerinde düşük döner sermayelerle, geçici görevlerle adeta cezalandırılıyorlar.
Bu gün Ebeler; En ücra köylerde Vekil Ebelik yapıyorlar. Ebelik okulunu bitirip Ebe ünvanı alan bir kişinin sonra vekil Ebe olmasını nasıl açıkladıklarını kendileri dahi bilmiyorlar.
Bu gün Ebeler; Doğum evi hastanesi dışında hiçbir hastanede mesleklerini icra edemiyorlar. Oysa ebelerin çalışma alanları, yalnızca doğumhaneler ve I. basamakla sınırlı değildir. Tedavi hizmetleri içerisinde tüm doğum ve kadın hastalıkları ile ilgili servisler ve sağlıklı yenidoğan servisleri ebenin çalışma alanı içine girmektedir. Bu oldukça bilimsel tespite karşın daha geçenlerde Çocuk Hastanesi yeni doğan servisinde bir Ebe arkadaşımızın bu nedenle görev yeri değiştirildi.
Bu gün Ebeler tüm bu yaşanan sorunlara karşın “Ebeler Gününüz Kutlu Olsun” diyenlerin gerçek niyetlerini de bilip görmek zorundadırlar.
Saymakla bitiremeyeceğimiz orunlara rağmen Ebelerin hak ettikleri statüye kavuştukları günleri hep birlikte, mücadele ederek kavuşmak dileği ile Tüm Ebelerin Ebeler Gününü kutlarız.
SES Manisa Şubesi Adına
Zeynel Abidin KAPLAN
Şube Başkanı
10 Şubat 2010 Çarşamba
www.manisases.org
28 Kasım 2009 Cumartesi
20 Kasım 2009 Cuma
4 Kasım 2009 Çarşamba
AKP NİN BALONLARI BİR BİR PATLIYOR...

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ SAĞLIĞI KOMİSYONU
6 Olağan Genel Kurulumuzda ve MTK’larda alınan kararlar doğrultusunda sağlık çalışanlarının sağlığı konusuna ilişkin olarak Genel Merkezimizce içinde Prof. Dr. Onur HAMZAOĞLU, Yrd. Doç. Özlem ÖZKAN ve Dr. Celal EMİROĞLU’nun da yer aldığı merkezi bir komisyon oluşturulmuş ve çalışmalara başlamıştır. Komisyon öncelikli olarak bu çalışmanın amacı ve hedeflerini tanımlayarak çalışma yöntemine bir planlama yapmıştır. İlk yapılacak çalışmaların özellikle sağlık çalışanlarının sağlığı konusunda bir farkındalık yaratarak işyeri risk haritasının oluşturulup, meslek tanımları ve risklerinin belirlenmesi ve çalışma ortamlarında sağlık, güvenlik ve meslek hastalıkları ile ilgili koruyucu önlemler alınması konularının talep haline getirilmesi için çalışmalar planlanmıştır. Bunun için ilk olarak işyerlerinde yaşanan iş kazalarına ilişkin kaza tespit formları hazırlanmıştır. Hazırlanan formlar öncelikle hastanelere dağıtılarak çalışanların bilgilendirilmesi ve düzenli olarak (haftalık) kontrol yapılması önemlidir. Üç aylık bir çalışma sonrası yaşanan kazalar değerlendirilerek işyerlerinde birim birim yaşanan kazalar üzerinden risk haritası oluşturulması üzerinde çalışılacaktır.
Yapılacak olan çalışmalarda gerekli titizliğin gösterilmesi ve yollamış olduğumuz formların işyerlerinde tüm birimlere en yaygın şekilde dağıtımının yapılması konusunda gereğini bilgilerinize sunar, çalışmalarınızda başarılar dileriz.
M. Sıddık AKIN Kemal YILMAZ
Genel Örgütlenme Sekreteri Genel Sekreter
Ekler:
1- İş kazası İhbar Formu
2- Sağlık Çalışanlarının Sağlığı Komisyonun Amaç ve Hedefleri
SAĞLIK EMEKÇİLERİNİN İŞ KAZASI İHBAR FORMU
Sağlık Kurumunun Adı ve Adresi:.....................
Kaza Geçirenim Çalıştığı Birim:
Adı ve Soyadı:
Cinsiyeti: ( ) Erkek ( ) Kadın
Doğum Tarihi: (Gün/ay/yıl)
İletişim Adresi:
Tel: E posta:
Mesleği:
İşi:
İstihdam biçimi:
( ) Devlet Memuru (4A) ( ) Devlet Memuru (4B)
( ) Devlet Memuru (4C) ( ) İşçi
Sendika üyesi misiniz?
( ) Evet (ise, sendika adı:............................................)
( ) Hayır (ise, nedenini açıklayınız
II. İş Kazası:
( ) Kesici- delici-batıcı cisim batması
( ) Cismin adı:
( ) İşe gidiş gelişte trafik kazası (çocuk emzirmek için gidilen sürelerde dahil)
( ) Hasta yakınları tarafından sözlü saldırı, şiddet, kötü muamele, tehdit vb
( ) Meslektaşlarınız tarafından sözlü saldırı, şiddet, kötü muamele, tehdit vb
( ) Diğer sağlık çalışanları tarafından sözlü saldırı, şiddet, kötü muamele, tehdit vb
( ) Kimyasal ya da sıvı maddelerin sıçraması ve bunun sonucu oluşan yaralanma
( ) Kimyasal madde:
( ) İş yeri kaynaklı yanık
( ) İşyerinde kayma, düşme ve buna bağlı oluşan yumuşak doku travması, kırık, çıkık vb.
( ) Kullanılan maddelere bağlı zehirlenme
( ) Kullanılan madde:
( ) İşin yoğunluğuna bağlı hatalı mesleki uygulamalar
Kaza Tarihi
Kazanın Saati
Kazanın Gerçekleştiği Yer
Vücuttaki Yeri
Kazanın Neden(ler)i
…. /…./2009
Kazanın sonuçları:
Formu Dolduran Sendika İşyeri Temsilcisinin Adı ve Soyadı:
İmzası
Bildirim Tarihi:
Açıklamaları:
SES
Sağlık Çalışanlarının Sağlığı Komisyonu
Amaç:
Memur sözleşmeli ve taşeron personel ayrımı yapılmaksızın sağlık çalışanlarının sağlıklı yaşama ve çalışma hakkının sağlanmasına yönelik insani normların oluşturulması ve geliştirilmeli yönünde çalışmalar yapmak.
Gerekçe:
Sağlık çalışanlarının sağlığı, pek çok açıdan önem taşıyan başlıkları barındıran bir alan olmasına rağmen bu alan çalışanlar tarafından tam olarak bilinmemektedir.
Çalışma ortamında pek çok riske maruz kalan sağlık çalışanlarının gerekli desteği alabilmeleri için sorunlarının bilimsel bir şekilde ele alınması ve düzeltilmesi yönünde örgütlü bir faaliyet sürdürülmesi gerekmektedir.
Sağlık çalışanlarının meslek riskleri belirlenmeli ve çalışma ortamlarında sağlık, güvenlik ve meslek hastalıkları ile ilgili gerekli koruyucu önlemler alınmalıdır.
Hedefler:
1. Sağlık meslek guruplarının tanımlanması ve görev sınırlarının belirlenmesi.
2. Sağlık çalışanlarının mesleksel risklerinin tanımlanması:
A. Biyolojik etmenler
a) Enfeksiyon riskleri (solunum, sindirim ve cilt yoluyla bulaşan)
b) Enfekte atıklar
B. Kimyasal Riskler
a) Toksik maddeler
b) Gazlar
c) Kemoterapötik-antineolastik ajanlar
d) Diğer (antiseptikler, benzen, ksilen, etilenoksit, formaldehit, solventler (çözücü), gluteralaldehit, freonlar, fenoller, asitler, boyalar, amonyak, yanıcı ve patlayıcı maddeler, karsinojenler, teratojenler, kriyojenik (dondurucu) maddeler, formalin, heksaklorofen, civa, ozon, temizlik maddeleri, tuvalet temizleyicileri, pestisitler, vb.)
e) Kimyasal atıklar
C. Fiziksel etmenler
a) Radyasyon riski (iyonizan ve noniyonizan radyasyon, radyoaktif hastalar, radyonüklitler, radyoaktif atıklar)
b) Gürültü
c) Termal konfor (sıcak, soğuk, buhar, nem, havalandırma yetersizliği)
d) Toz
D. Ergonomik riskler:
a) Uzun süre ayakta kalma
b) Aydınlatma yetersizliği
c) Büro ve bilgisayar çalışmaları
d) Uygun olmayan her türlü çalışma ortamı
E. Şiddete maruziyet (hasta/yakını saldırıları)
F. Tükenmişlik ve psikososyal sorunlar:
a) İş stresi
b) Uzun süre çalışma (36 saate kadar)
c) Vardiyalı çalışma
d) Uykusuzluk
e) Hastaların kötü sonlarının etkisi
G. Kaza Riski: Taşıma, ıslak zemin, kayma, düşme, itme, çekme, kesici-batıcı aletler vb.
H. Elektrik ile ilgili tehlikeler;
a) Yangın
b) Elektrik çarpması
İ. Diğer: Fare, böcek
3. Sağlık çalışanlarının meslek risklerinin işyerinde saptanması:
A. Klinikler
B. Acil servis
C. Laboratuarlar
D. Nükleer tıp
E. Patoloji
F. Radyoloji
G. Ameliyathaneler
H. Ağız-diş sağlığı ünitesi
İ. Eczane
J. Temizlik hizmetleri
K. Çamaşırhane
L. Mutfak hizmetleri
M. Büro-sekreterlik
N. Bakım-onarım ve teknik servis
4. Sağlık çalışanlarının sağlıkları konusunda eğitilmesi:
A. Meslek risklerini bilme hakkının gözetilmesi
B. Risk faktörlerinin tanımı
C. Korunma önlemleri
5. Sağlık çalışanlarının sağlığı çalışmalarının yürütülmesinde gerekli idari ve yönetsel becerilerin kazanılması
A. İşyerlerinde ‘Mesleki Hastalıklardan ve Kazalardan Korunma Planı’ hazırlanması
B. ‘İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi’ kurulması
C. ‘Sağlık, Güvenlik ve Meslek Hastalıkları Kurulları’ oluşturulması
6. Sağlık çalışanlarının meslek risklerinin izlenmesi
A. İşe giriş muayenesi (yeni görevlendirilenler için ‘işe giriş durum tespiti’, diğer çalışanlar için ‘mevcut durum belirlenmesi’)
B. Aralıklı kontrol muayeneleri ve biyolojik izlem
C. Ek tamamlayıcı muayeneler (uzman muayenesi, laboratuar tetkikler, görüntüleme)
7. Meslek riskleri ile ilgili verileri toplama çalışmalarının yürütülmesi
A. İş kazası bildirimleri
B. Meslek hastalığı bildirimleri
8. Taşeronlaşan hizmetlerin izlenmesi:
Sosyal güvenlik (iş güvencesi, eksik sigorta)
Sendikal örgütlenme hakkı
Özlük haklar (yetersiz ücret, hafta sonu çalışma vb.)
9. ‘Sağlıklı Emek’ talebiyle güç birliği oluşturması:
‘İşyeri sağlık komiteleri’
‘İşyeri sağlık raporları’
10. Sağlık çalışanlarının çalışma ilişkileri ve sosyoekonomik yaşam içinde tükenen sağlığı hakkında bilgi, tutum ve davranış değişikliği kazanmalarının sağlanması.


